hakkında

hakkında

anne tarafından truvalı, baba tarafından mecidiyeköy’lü, eşim tarafından çerkes’im.. bu yüzden kuzey ege’li olmayı sever, istanbul’da ingiliz kovalamış büyük büyük dedelerimle gurur duyarım. çerkes yemeklerini de süper yerim! evet sadece yerim :)

her zaman okumayı ve yazmayı çok sevdim. ancak okul başarısına fayda getirmeyen bu sevda daha çok beni aylaklığa sürükledi. dalıp dalıp çıkamadığım hayaller beni bugün artık olmayan bir masal okulun kıyısına bırakıverdi. istanbul arnavutköy’de yatılı okudum. beden dersinde boğazda balık tuttum, erguvan ağaçlarının altında kompozisyon yazdım. yatakhanede hayalet hikayeleri dinleyerek uyudum. tüm solungaçlarım ve antenlerim bu eşsiz okulda gelişti, hayat ve sevmeye dair her şey orada köklendi. her şey o kadar güzeldi ki, bugün olmayan o fantastik okul için bazen hala gerçekten var mıydı diye düşünürüm..

sonra lisede değişen yeni okuluma alışmaya çalıştım. en sevdiğim arkadaşım sirkte cambaz olmak isteyen bir kızdı:) sonraki arkadaşlarımı ise kömür madeninde elmas arayarak buldum, bulduklarımı da bırakmadım. lise bitene kadar sadece kulağımdaki walkman’i ve antenlerimden gelen sinyalleri dinledim.

1996 yılında istanbul üniversitesi, sanat tarihi bölümü’ne girmemle birlikte değişen hayatım bundan sonra ne harika ki, kah bir ağustos böceği, kah bir flaneur olarak devam edecekti… beni tanımlayan tek kelime “meraklı”yı girdiğim bölüm inanılmaz şekilde besliyordu, ben de beslendikçe besleniyordum ve artık ikinci sınıfa geldiğimde her şeyi bildiğimi düşünerek :) büyük bir densizlikle rehberlik yapmaya karar verdim! 1997 yılında kokart almanın yolları taşlı ve dikenliydi. ayrıca öğrenci hali ile sınavlara falan girmek hiç sempatik görünmüyordu. ben de murat belge’nin “istanbul gezi rehberi” kitabından 7 farklı parkur oluşturup kendime ilk pro-amatör işimi yaratmış oldum. bu parkurlar ile taksim’de iki farklı tur şirketine hafta sonları istanbul kültür turları yapmaya başladım. ilk işimden okul bitene kadar kendime iyi harçlık çıkardım.. :)

öğrencilik döneminde bir sürü sanat kalbimi çaldı :) ilk yıllar tam bir antik sanat fan’ı idim. sonra bizans’a kaptırdım gönlümü. katıldığım kazı ve alan araştırmaları çok şey kattı bana. urfa’da mezra höyük’ü eşeledim, antalya toroslar’da manastır aradım. en son bergama’da bugün sular altında kalan allionai’deki bizans kilisesini kazdım, sonra arkeoloji sevdam allianoi ile birlikte sular altına gömüldü :( oradan bana dolunay altında uzayan güzel sohbetlerin hatırası ve arkadaşlıklar kaldı. sana yağ kutularına koyup kaldırdığımız kemiklerin yanı sıra orada kurduğum arkadaşlıkları hiç unutmadım. :s

mezun olmama yakın avrupa sanatı hayatımın tam ortasına oturmuştu.. bu tablolardaki el jestleri ne diyordu, ikonografi ne menem şeydi… meraktan geberiyordum! iş master yapmaya geldiğinde merakım çağdaş sanatın kapılarına dayanmıştı.. marcel duchamp’a bayılıyordum, sarkis’e hayrandım ve bienaller çok ilginçti… nitekim 2003 yılında yüksek lisans derecemi “hazır yapım ve dönüşüme uğramış nesneler” tezi ile aldım. bu geçişlerimi ergenlik döneminde metallica dinlerken üniversitede artık caz dinler olmama çok benzetiyorum. yoksa ben mi çok ayran gönüllüyüm, bilemiyorum.

2000 yılında lisansı bitirmemle çalışmaya başladığım “arkeoloji ve sanat yayınları”nda redaksiyon, editörlük, aynı isimli dergide yazı işleri koordinatörlüğü yaptım. o tarihten beri düzgün türkçe kullanmayan herkese takığım ama küçük harf kullanarak yazmaya da bayılıyorum… 2002’de bir arkadaşımla projelendirdiğim “zamana direnenler” adlı belgeseli çekmek için yayınevindeki görevimden ayrıldım. kültür bakanlığı anasponsorluğunda çekilen belgesel aynı sene 13 bölüm olarak CNN türk’te yayınlandı. belgesel kaybolmakta olan zanaatları sürdüren 13 ustayı anlattı. zamanına göre gayet de güzel bir belgesel oldu. ardından kısa bir dönem expo channel TV’de belgesel prodüktörlüğü yaptım.

2004 yılında yıldız teknik üniversitesi, sanat tasarımı bölümüne doktora öğrencisi olarak kabul edildim. doktora devam ederken üretim sektöründeki aile şirketimizde çalışmayı sürdürdüm. fark etmeden 10 yıl boyunca sürdürdüğüm:) üretim sektöründeki görevim sırasında meraklı olan ben’in önüne geçen planlı ve düzenli ben, bu on yıl içinde çok çalışmayı, istikrarlı olmayı, sorumluluk almayı, sorun çözmeyi, büyük işlerin altına girip nasıl çıkacağını tecrübe etti. deneyimlerim kolayı ve zoruyla, acısı tatlısıyla tekti ve eşsizdi..

2006 yılında iksv’nin istanbuldostları.org forumunun moderatörlüğünü yaparken eşimle tanıştım. ben iksv’den gelecek beleş festival biletleri hayal ederken, bilet uğruna görüştüğüm adam ahbap ile 2008 yılında evleniverdim. hayat işte, şimdi karşıma çıktığı ve beni kandırdığı için şükrediyorum…

2014 nisan ayında bıraktığım aile şirketindeki görevimin ardından tekrar meraklı bir flaneur olmayı deneyimliyorum :) geziyor, okuyor, kendi penceremden yemek, gezi ve kültür yazıları yazıyorum. orkide yetiştirmeyi öğreniyor, terasta onlar için yağmur suyu biriktiriyorum. yemek tarifleri deniyor, tırnaklarımı renkli ojeye alıştırmaya çalışıyorum. boş zamanlarımı da editörlük ve belgesel çevirisi yaparak değerlendiriyorum ;)

şubat 2015

 

1